4 Mayıs 2017 Perşembe

Dördüncü

04.05.2017

21:33

Buraya neden çok çıkmazda hissettiğimde geri dönüyorum? Çünkü dil dökerek çözemedim yine.
Konuşmaya başlarsın , içinden geçeni,hissettiklerini söylersin ve işte o zaman başlar. Şikayetler, engellemeler. Halbuki yaptıgın sadece o an söylemek istediğini söylemek. Tamemen sen olarak. Çekinmeden.Sonra bakarsın ki karşındaki kişi gitmiş. Dinlemiyor. Konuşsan duymayacak, dikkate almayacak.  Yani bir boşluk.
Konuşmaya başladığında görürsen o boşlugu , anlarsan kimsenin umrunda olmadıgını . Havada senin hislerin, sözlerin ama ne anlayan var ne anlamaya çalışan. Buna insan nasıl dayanıyor , bir yolu var mı yok mu ?  Çelik gibi bir kalbe mi sahip olmak lazım?
Karnımdaki ağrılar, bogazımdaki düğümler, dilimin ucunda söylemeye korktugum iyi kötü bütün sözlerim.
Güçsüzüm.
Yanımda hissettiğim insanlar gerçekten yanımda mı? Bedeniyle oldugu gibi ruhuyla da gerçekten var mı yoksa bencillik yine fedakarlıgın üstüne mi geçecek?
Hep bencil olan , art niyetli olan, hastalıklı düşüncelere kapılan kişinin siz oldugu söylenirken bunları gerçekten inanarak kabul ediyor muyuz yoksa kabul etmek zorunda mı bırakılıyoruz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder