14 Nisan 2017 Cuma

İkinci

15.04.2017

9:10

Günaydın .
Uyumak istedikçe neden bu kadar erken uyanıyordum ? Normalde deliksiz uyuyan ben neden bir gecede 10 defa uyanmıştım. Her seferinde telefonumu kontrol edip aynı düşüncelerle ve aynı beklentilerle geri yattım herhalde  2 saat sonra tekrar uyanmak üzere. O iki  saatte bir de rüya görecek kadar bilinçaltım neden çalışıyor ?
Benim yataktan kalkıp 2 adım atacak kadar enerjisi olmayan vücuduma neden bu kadar hızlı çalışan bir bilinçaltı, kalp ve akıl eşlik ediyor? 
Yer çekimi kuvveti sizi bastırıyor ve gözyaşları akıyor. Mor gözaltı torbalarını ise uykusuzluğa bağlamak kolay olan. Evde de gözyaşlarımı gizlemek için gözlüklerimi kullanabilecek miydim? Dışarıda daha kolay sanki. Bir daha hiç görmeyeceğimiz bizi hiç tanımayanlar insanlara karşı sorumlulugumuzun olmaması işleri kolaylaştırıyor. Zaten hayatta hep sorumluluktan kaçmıyor muyuz?

Uyudum, uyandım hala anlamadım. Neden bu duruma geldik?

14:32

Kafamı mesgul etmeye çalışıyorum.Ama yataktan kalkalı sadece 2 saat olmasına rağmen şimdiden sıkıldım. Bu süreçte 7 farklı meşgale edindim. Hepsini de sonra bıraktım. Beynimin farklı bölgelerinde yarım saatte bir geziniyorum. Ama akşama kalmadan  bu şekilde çıldırmaktan korkuyorum.
Yok mudur bir çözüm yolu 3 gün boyunca dünyayı duymadan uyumanızı sağlayacak?

17:49

Anneler gerçekten hissediyor sanırım. Ona bir kelime dahi etmedim ama bugun bana sizi rüyamda gördüm dedi. Ne gördün anne diye sordugumda da " Sıkılmış benden" dedin dedi. Geçen sefer beni görünce çok üzüldüğü için  bu sabah da bu  rüyadan dolayı uyanmış. Hayırlısı ya anne dedim. Boşver rüyaların tersi çıkar zaten dedi. Cidden mi diye tekrar sordum. Sanki tersi olması mucizeymiş gibi hissettim. Gerçekten mi ? dedim. Tabii dedi.
Öyle rahatladı ki  içim.

18:59

Gördüklerim. Sanki kalbimin üstüne nefes almamı engelleyecek koskocaman bir şey oturdu. Öyle bir durumdayım ki. Karşımdakinin yalan söylemiş olmasını istiyorum. Sadece bahaneler uydurmuş olmasını diliyorum. Kırmak, kırılmak o kadar kolay ki. Bütün bunlar farkında olmadan yapılmış olsun , düşünülmeden hareket edilmiş , ani gelişen olaylar olsun istiyorum.
Kızgın olmak ile üzgün olmak o kadar farklı iki his ki. Üzüntü bir süre sonra kızgınlıga dönüşürken, kızgınlık bir süre sonra üzüntüye dönüşünce kaldırması yine kolay oluyor mu?
Sadece bu günlerin geçmesini diliyorum. Verilen ani kararların pişmanlık getirmemesini. Sakin kalmayı, içime atmayı, sineye çekmeyi deniyorum. Ama bu hissi tarif etmekte çok zorlanıyorum.
Siz her şeyi vermeye gönüllü iken , reddediliyorsunuz. Konuşmaya bile çekiniyorum. Konuşmamın zamanı geldiğinde de konuşamayacagımı biliyorum.
Benim kırgınlıklarım kine, nefrete , kızgınlıga dönüşmüyor.Hatta her dakika geçmesini beklerken daha da çoğalıyor. Ne olacak bilmiyorum , bilemiyorum, kestiremiyorum.
Ne istediğimi düşününce olacakmış gibi geliyor ne de istemediklerimi düşününce onlar olacak gibi. Tamamen boş. İnancım kaldı mı ,emin değilim. Güvenim kaldı mı , sorguluyorum.
Maalesef anladım ki, sizin hayatınız sadece sizi. Başkalarının hayatı da başkalarının. Asla birleştirmeye, dahil etmeye çalışmamak gerek.
Atlatması neden her zamankinden farklı peki ?
Nedir böyle vazgeçilmez kılan?
Öte taraftan da nedir beni bu kadar kolay vazgeçilebilir kılan ?

00.27

Kendinizi yetersiz hissetmek dünyanın en kötü şeyi. Siz bütün enerjinizi verdiğinizi ve harika bir iş çıkarttıgınızı düşünürken çevrenizden tepki almamak ve takdir edilmemek üstüne bir de istenmemek derinden yaralıyor. Sizin yerinize tercih edilen başka insanlar, sizinle geçirelecek saatlerin başkalarıyla geçirilmesi, beraber gülmeniz gerekirken başka yerlerde kimi zaman tek başına kimi zaman kalabalık içinde olmak. Aklınız başka yerde iken bedeninizi başkalarıyla paylaşmak durumunda kalmak.
Sen farkında olmadan hayatlarınızın birbirinden ayrılmış olması. Sen ne kadar üzülsen,ağlasan, acı çeksen de hiçbir faydasının olmaması. Faydası olacak şey zaman mı ondan da emin olamamak.
Ne kadar zaman gerekli. bunu ölçebiliyor olmayı çok isterdim. Doğru zamana nasıl karar vereceğim? Ya da buna ben mi karar vereceğim? Yoksa karar verilmesini bekleyip buna uymam mı gerekecek? Gerçekten önümde sadece belirsiz günler var. Ne hakimiyeti ben de ne de benim hakim olmak istediğim günler. Sadece hiç yaşamak istemediğim günler. Zamanın akmaması için ya da 2 gün önceye dönmek için bir mucizenin gerçekleşmesini dileyeceğim günler beni bekliyor.
Kendime şu an sadece lütfen uyu diyebiliyorum. Uyanmadan uyu ! Düşünmeden uyu. Lütfen uyu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder